Blog

Bir Ay Oruç Tuttuk… Peki Kalbimiz de Arındı mı?

Ramazan Bayramı kapıya geldiğinde, şehirlerin sesi değişir. Camilerden yükselen tekbirler, evlerin içinden taşan telaş, bayramlıkların kokusu… Her şey bize aynı şeyi fısıldar: “Sevinin!” Fakat tam da bu noktada, daha derin bir soru belirir: Bu sevinç, gerçekten içimizden mi yükseliyor, yoksa alışılmış bir ritüelin yankısı mı? Bir ay boyunca oruç tuttuk. Aç kaldık, susuz kaldık, nefsimizi dizginlemeye...

Futbol mu, Haçlı Savaşı mı?

Bazen bir maç sadece maç değildir. Galatasaray ile Liverpool arasında oynanan bu Şampiyonlar Ligi eşleşmesi de öyle… Kâğıt üzerinde iki kulübün mücadelesi gibi görünse de sahada ve saha dışında yaşananlar, meseleyi çok daha geniş bir çerçeveye taşıdı. Bu artık yalnızca futbol değildi; bu, adalet duygusunun, güç dengelerinin ve tarihsel hafızanın yeniden sahneye çıktığı bir karşılaşmaydı. Galatasaray...

Asıl Tehlike Mezhepçilik

Türkiye’deki İslami çevreler, 1970’lerde ve 80’lerde İslam dünyasında yükselen Müslüman bilincini yakından takip etti. İran Devrimi’nden Filistin direnişine, farklı coğrafyalardaki İslami hareketlerden düşünce akımlarına kadar pek çok gelişme, bu ülkede de ciddi bir fikri uyanışa zemin hazırladı. O yıllarda belirleyici olan şey mezhebi daralma değil, ümmet fikriydi. Türkiye’de İslam ekseninde ortaya çıkan canlılık da büyük...

Dünya Neo-Kolonyal Devlet Sistemine mi Dönüyor?

Gece yarısı dünya kamuoyu sarsıcı bir sahneye kilitlendi. Venezuela’nın fiilen ele geçirildiği, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun zorla ülke dışına çıkarıldığı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ülkeyi doğrudan yöneteceğini ilan ettiği yönündeki anlatılar, dakikalar içinde küresel yayın akışına girdi. Televizyonlarını açan milyonlar, New York’ta bir havaalanında, kelepçeli bir Maduro’nun uçaktan indirildiği canlı yayın görüntülerini izledi. Bu noktada mesele...

Diktatörlerin Mutfağında Kayıt Altına Alınan Sessizlik

Diktatörler kendilerini kürsülerde, balkonlarda, askerî törenlerde gösterir; fakat onların gerçek yüzü hiçbir zaman alkışların ortasında değildir. Bir ülkeyi çökerten iradenin nabzı, çoğu zaman kimsenin duymadığı bir mutfakta atar. Tencerelerin kaynadığı, tabakların dizildiği, korumaların gölgeler gibi dolaştığı o görünmez odalar; tiranların korkularının ve zaaflarının tutulduğu kara kutulardır. Polonyalı gazeteci Witold Szabowski, Bir Diktatör İçin Yemek Pişirmek adlı...

Galatasaray: Bir Kulüpten Fazlası

Galatasaray’ın gerçek büyüklüğü, sadece kazandığı kupalarla değil; ezilenin ve mazlumun yanında durabilmesiyle ölçülür.

Çocuklukta Başlayan Aşk

Ben kendimi bildim bileli Galatasaray’ı destekliyorum. Çocukluk yıllarımdan beri sarı-kırmızı renkler benim için yalnızca bir futbol kulübünü değil, aynı zamanda bir aidiyet duygusunu, bir kimliği temsil etti. Mahalle aralarında arkadaşlarımla forma kapmaca oynarken de, TRT ekranlarından maçları izlerken de Galatasaraylı...

Stockholm Sendromu

Türkiye’de başlayan “Temiz Eller Operasyonu”, yalnızca yolsuzlukla mücadele değil; aynı zamanda toplumun vicdanıyla yüzleşmesidir.Belediyeler, halkın hizmet aldığı en görünür kurumlardır. Ancak bugün gelinen noktada, birçok belediye hizmet üretmek yerine kişisel çıkarların, keyfi harcamaların ve siyasi gösterilerin merkezine dönüşmüş durumda. Gazetelerin manşetlerinde, televizyon ekranlarında artık belediye başkanlarının ve üst düzey yöneticilerin yargılandığı haberleri yer alıyor. Bu tablo...

Deneme2025

Gazali Fedaih Test Sorularıdır 1.Aşağıdaki metni okuyunuz:11. yüzyılın son çeyreğinde Gazâlî ile Hasan Sabbâh arasındaki gerilim, yalnız iki “görüş ayrılığı” değil; bilginin meşruiyetinin hangi kanallardan üretileceği, otoritenin hangi ölçütlerle temellendirileceği ve kriz zamanlarında hangi entelektüel stratejilerin devreye sokulacağı sorularını da içerir. Gazâlî’nin akıl–vahiy dengesini koruyan, tartışmaya açık ve ahlâk merkezli yaklaşımı; Sabbâh’ın imam-merkezli, hiyerarşik ve itaat...

Hacıyatmaz Kuşağı

Gündelik hayatın sıradan bir oyuncağı gibi görünen hacıyatmaz, aslında toplumsal yapımızın en dikkat çekici alegorilerinden birine dönüşmüş durumda. Basit görünüşünün ardında saklı olan mesaj açıktır: Hangi yöne iterseniz itin, sallanır ama yere düşmez. Sağa kayar, sola eğilir, öne devrilir, arkaya savrulur; fakat hiçbir kök salmaz, hiçbir istikamete yönelmez. Olduğu yerde kısır bir devinimle salınır durur. Bugünün...

Gazze: Sessiz Çığlığın Anatomisi

Gazze’de çocuklar neden ölüyor?Çünkü sistematik olarak beslenme ve sağlık hakkından mahrum bırakılıyorlar. O keder dolu gözler, bir deri bir kemik kalmış bedenler, derinleşen insani krizin en acı kanıtı hâline gelmiş durumda. Bu sahne, sadece Gazze’ye özgü değil; Afrika’nın sömürge sonrası yıkıma uğratılmış topraklarında defalarca gördüğümüz trajedilerin bir tekrarı. Bugün aynı çaresizlik, aynı umutsuzluk, aynı açlık...