Peygamber Ahlakı
Perşembe, 16 Şubat 2012 06:13 Muhder İzlenimler: 10571
GENÇLER İÇİN AHLAKLI YAŞAMANIN YOLU
Hiç düşündünüz mü? Bugün en çok zorlanılan konulardan biri, kendimize uygun bir rol model bulmak. Özellikle de güvenilir birini… Zira modern şehir hayatının karmaşasında insanların en çok aradığı şey, güven duygusu. İşte tam da böyle bir ortamda, Mekke’nin kalabalık ve çalkantılı sokaklarında bir kişi vardı ki, herkes ona güvenirdi. Bu kişi Hz. Muhammed (s.a.v.) idi. Ona “Muhammedü’l-Emîn”, yani güvenilir Muhammed diyorlardı. Çünkü ne sözünden dönerdi ne de yalan söylerdi.
Peygamber olduktan sonra da aynı doğrulukla yaşamaya devam etti. Ticaret yaparken de, bir lider olduğunda da, evinde ailesiyleyken de hep aynı dürüstlüğü ve güveni sergiledi. Peki, bir insan bu kadar tutarlı ve dürüst kalmayı nasıl başarır?
Doğruluk: Peygamberimizin En Büyük Özelliği
Günümüzde dürüst olmak bazen zor gibi görünüyor. Ama Peygamberimiz (s.a.v.), satacağı malın kusurunu bile gizlemeden satan biriydi. Hudeybiye Anlaşması’nda “Resulullah” yazısını müşrikler kabul etmeyince, inancından taviz vermeden “Muhammed bin Abdullah” yazılmasını kabul etti. Çünkü mesele bir unvan değil, doğruluktu. Bugün bize en çok bu doğruluk dersi lazım.
Taviz Vermeyen İnanç
Mekkeli müşrikler, “Bir yıl senin dinine, bir yıl bizimkine göre yaşayalım” dediklerinde Peygamberimiz (s.a.v.), “Ben sadece bana vahyedilene uyarım” dedi. Bugün de bazen inancımızdan taviz vermemiz istenebilir. Ama bu olay bize gösteriyor ki, inanç pazarlık konusu değildir. Doğru bildiğimiz yoldan sapmamalıyız.
Stres Anında Bile Teslimiyet
Hicret gecesi, Sevr Mağarası’ndayken Hz. Ebubekir korktuğunda, Peygamberimiz ona şöyle dedi: “Üzülme, Allah bizimle.” Ama bu sadece dua etmekle kalmadı. Plan yaptı, önlem aldı ve sonra Allah’a güvendi. Bu bize, hem çalışmamız hem de Allah’a güvenmemiz gerektiğini gösteriyor.
Adalette Ayrım Yapmadı
Medine’de bir Yahudi, bir Müslümandan şikâyet ettiğinde Peygamberimiz, adil bir şekilde Yahudi’nin hakkını savundu. Çünkü din, dil, ırk fark etmeden herkese adil davranmak gerekir. Veda Hutbesi’nde “Arap’ın Acem’e üstünlüğü yoktur” demesi de bunu gösterir.
Karşılıksız Tebliğ
Peygamberimiz (s.a.v.) dinini anlatırken hiç kimseden karşılık istemedi. “Ben sizden bir ücret istemiyorum” dedi. Günümüzde bazı kişiler dini konuları maddi kazanç elde etmek için kullanabiliyor. Oysa tebliğ gönülden gelir, menfaat gözetmeden yapılır.
Zorluklara Sabırla Karşılık Verdi
Küfürle, alayla, zorbalıkla karşılaştı. Ama asla öfkeyle değil, sabırla karşılık verdi. Biz bugün bir eleştiride hemen sinirleniyoruz. Peygamberimiz, sabrıyla örnek oldu. Sabır, sadece beklemek değil, her durumda doğru davranmaktır.
Herkese Karşı Hoşgörülüydü
Yanına gelen insanların her biri farklıydı. Kimi kaba saba, kimi yeni Müslüman olmuştu. Ama hepsine sevgiyle, anlayışla yaklaştı. “Eğer sert olsaydın, etrafından dağılır giderlerdi” ayeti onun bu güzel tavrını anlatıyor. Biz de insanlarla ilişkimizde anlayışlı olmalıyız.
Bugün Bize Ne Öğretiyor?
- Yönetici misin? Kararları danışarak al.
- Endişeli misin? “Müminin her işi hayırdır” de.
- Toplumda barış mı istiyorsun? Medine Vesikası gibi birlikte yaşamanın yollarını öğren.
- Tüccarsan, dürüst ol.
- Söz verdin mi? Tut.
Peygamberimizin Ahlakı Bugün de Geçerli
Sakal bırakmak, şalvar giymek tek başına sünnet demek değildir. Bunlar sadece sembollerdir, esas olan Peygamberimizin ahlakını yaşamak; adaletli, sabırlı, dürüst ve merhametli bir insan olmaktır. Gerçek sünnet, adaletli olmak, yardımsever olmak, güler yüzlü olmak, sabırlı olmak. Trafikte, okulda, evde, sosyal medyada güzel ahlakı yaşamak asıl sünnettir.
Peki, Biz Neredeyiz?
Hâlâ onun gibi dürüst müyüz? Zor durumda bile sabırlı olabiliyor muyuz? Trafikte, okulda, sosyal medyada ya da evde; başkalarını kırmadan iletişim kurabiliyor muyuz? Yoksa sadece sembollerle mi yetiniyoruz? Sakal bırakarak, belli kıyafetleri giyerek “sünneti yaşadığımızı” mı sanıyoruz? Oysa asıl sünnet, davranışlarda gizli.
Günlük hayatta bir arkadaşımızı haksız yere suçladığımızda, trafikte sabırsızlıkla klakson çaldığımızda ya da küçük bir başarısızlıkta hemen pes ettiğimizde, acaba Peygamberimizin örnekliğini ne kadar hatırlıyoruz?
Bu soruları içtenlikle kendimize soralım. Çünkü onun ahlakı sadece geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de yol göstericisidir.
Sonuç: Ahlak Rehberimiz Olsun
Hz. Muhammed (s.a.v.) dürüstlüğüyle, sabrıyla, adaletiyle ve hoşgörüsüyle hepimize örnek. Onun hayatı, güzel bir insan olmak isteyen herkes için bir rehber. Şimdi bize düşen, onun izinden gitmek. Peki bu ne demek? Her gün küçük bir iyilik yapmak, biriyle empati kurmak, bir hatayı sabırla karşılamak, kimse görmese bile doğruyu yapmak… İşte bu davranışlar, onun yolundan gitmenin bugünkü adımları olabilir. Unutmayalım, ahlaklı olmak büyük laflarla değil, küçük ama samimi adımlarla başlar. Dürüst, adaletli, sabırlı, sevgi dolu bir insan olmak.
Bir yanıt yazın