Türk Futbolunda Algoritma Yalanı

Türk Futbolunda Algoritma Yalanı

Bir maçın ardından saatlerce tek bir düdüğü tartışıyoruz. Peki, o düdüğü kimin çalacağına nasıl karar verildiğini ne kadar biliyoruz?

Türk futbolunda güven, ilk düdükten önce başlar. Hangi hakemin hangi maça, hangi ölçütlerle atandığı sorusu cevapsız kaldığında, sahadaki her tartışmalı karar daha büyük bir kuşkunun parçasına dönüşür. Teknoloji bu kuşkuyu azaltabilir. Fakat bunun için önce sistemi yönetenlerin hesap vermeye hazır olması gerekir.

VeTAS: Ekrandaki listeye son sözü kim söylüyor?

Türkiye Futbol Federasyonu, 16 Ocak 2025 tarihli duyurusunda Süper Lig ve 1. Lig’de hakem atamalarının VeTAS üzerinden otomatik yapılacağını açıkladı. VeTAS’ın açılımı, Veri Tabanlı Atama Sistemi. Duyuruda şeffaf ölçütler vurgulandı; kulüplere sistemi yerinde inceleme imkânı sunuldu. Dönemin MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da sonraki bilgilendirme toplantısında insan unsurunu en aza indirmeyi hedeflediklerini söyledi. [1][2]

Bugün tartışılması gereken, bu vaadin uygulamada ne ölçüde karşılandığıdır. Gündoğdu’nun basına yansıyan ifade aktarımında, atama taslaklarının kendisi ve ilgili MHK görevlilerince gözden geçirildiği, gerektiğinde değiştirildiği ve sürecin TFF onayıyla tamamlandığı anlatılıyor. Aynı dönemdeki haberlerde, bazı hakemlerin keyfî biçimde atama değerlendirmesi dışında bırakıldığı iddialarını reddettiği de belirtiliyor. [3][4]

TFF, 4 Ekim 2026’da Gündoğdu’nun devam eden soruşturma nedeniyle istifasını bildirdiğini duyurdu. Bu gelişme, atama sistemine ilişkin soruları kendiliğinden cevaplamıyor. Adli sorumluluğu yargı belirleyecek; futbol yönetimi ise karar süreçlerini, denetimin nasıl işlediğini ve kamuoyuna verilen sözlerin karşılığını açıklamak zorunda. [5]

Algoritmanın arkasındaki imza

İnsan denetimi, tek başına usulsüzlük göstergesi sayılamaz. Sakatlık, çıkar çatışması veya hatalı veri nedeniyle bir atamanın değiştirilmesi gerekebilir. Ancak her değişikliğin açıklanabilir bir gerekçesi olmalıdır: Hangi kural uygulandı, kararı kim verdi, gerekçe nereye kaydedildi? Bu sorular cevaplanmadıkça teknolojiye duyulan güvenin de sağlam bir temeli olmaz.

Yapay zekâ illüzyonu tam bu noktada başlar: Bir sisteme teknolojik bir ad vererek adalet meselesinin çözüldüğünü düşünmek. Oysa veriyi seçen, ölçütleri belirleyen, istisnaları tanımlayan ve son kararı onaylayan insanların sorumluluğu devam eder. “Sistem böyle önerdi” sözü, yöneticiyi verdiği kararın hesabından kurtarmaz.

Adaletin forması olur mu?

Adalet, her kulübün aynı kurala tabi olmasıyla başlar. Bir takım için geçerli sayılan ölçütün başka bir takım söz konusu olduğunda unutulması, en gelişmiş yazılımın bile gideremeyeceği bir haksızlık doğurur. Atama kuralları önceden bilinmeli; değişikliklerin gerekçeleri kaydedilmeli ve uygulama bağımsız denetime açık olmalıdır.

Üstelik adalet talebi, tuttuğumuz takımın menfaatiyle sınırlandırılamaz. Kendi lehimize yapılan haksızlık karşısında sessiz kalıp yalnız aleyhimize verilen kararlarda itiraz ediyorsak, savunduğumuz ilkenin inandırıcılığını da tüketiriz. Taraftarından yöneticisine kadar herkes, aynı ölçüyü rakibi için de istemeyi öğrenmek zorundadır.

Düdük kime, hangi ölçüyle veriliyor?

Bir hakemin hangi maça atandığı kadar, o görevi neden aldığı da önemlidir. Ehliyet, hangi niteliğin ödüllendirildiğini açıkça göstermeyi gerektirir. Kural bilgisi, fiziksel yeterlilik, karar isabeti, baskı altında soğukkanlılık ve saha yönetimi somut ölçütlerle değerlendirilmelidir. Bir hakem neden görevlendirildiğini, neden dinlendirildiğini ve yeniden görev alabilmek için neyi geliştirmesi gerektiğini bilmelidir.

Genç bir hakem, emeğinin karşılığını öngörülebilir bir sistem içinde görebildiğinde mesleğine güven duyar. Bunun için değerlendirme ve itiraz yollarının işler olması gerekir. Ayrıca ehliyet ölçüsü, atamaları yapanları da kapsar. Hakemden istenen tutarlılık ve hesap verebilirlik, onu değerlendiren kuruldan da beklenmelidir.

O koltukta milyonların emaneti var

Bütün bu tartışmanın ahlaki merkezinde emanet vardır. Müslüman bir vicdan için adalet, ehliyet ve emanet birbirini tamamlayan sorumluluklardır. Nisâ sûresinin 58. âyeti, emanetlerin ehline verilmesini ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesini birlikte emreder. Bu ilke, makam sahibine yetkisinin beraberinde taşıdığı yükümlülüğü hatırlatır. [6]

Futbol yönetimi de böyle bir sorumluluk taşır. O makamların aldığı kararlarda sporcunun yıllarca süren emeği, hakemin mesleki geleceği, kulübün birikimi ve tribündeki çocuğun oyuna duyduğu inanç vardır. Emanet bilinci, karar verirken bütün bu insanların hakkını gözetmeyi; hata yapıldığında ise onu kabul edip düzeltmeyi gerektirir.

İsimler değişince güven geri gelir mi?

Bir istifa haberiyle dosyayı kapatmak kolaydır. Güveni yeniden kurmak ise çok daha fazlasını gerektirir. Atama sürecinde kimin hangi yetkiyi kullandığı, değişikliklerin nasıl onaylandığı ve denetimin hangi aşamalarda devreye girdiği ortaya konulmalıdır. TFF yönetiminin gözetim sorumluluğu da bu incelemenin parçasıdır. Kusur ve sorumluluklar somut biçimde belirlendiğinde, gereken idari kararlar alınmalıdır.

Yeni bir başkan, yeni bir kurul veya yeni bir yazılım ancak işleyişi değiştirdiği ölçüde güven üretebilir. Bunun yolu, atama ölçütlerini açıklamaktan, bütün müdahaleleri gerekçeleriyle kaydetmekten ve bağımsız denetimin sonuçlarını kişisel bilgileri koruyarak kamuoyuyla paylaşmaktan geçer. Verilen söz ile yapılan iş arasındaki mesafe herkes tarafından görülebilmelidir.

Türk futbolunda adalet, ehliyet ve emanet her hafta verilen kararlarda karşılık bulmalıdır. Hakemi bir yazılım önerebilir; o atamanın hesabını sistemi yönetenler verir.

Kaynaklar

[1] Türkiye Futbol Federasyonu (16 Ocak 2025). Hakem Atamalarında Veri Tabanlı Atama Sistemi (VeTAS) Devreye Girdi.

[2] Türkiye Futbol Federasyonu. Merkez Hakem Kurulu VeTAS Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı.

[3] GZT (2 Ekim 2026). MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ifadesinde neler dedi? Hakem atamaları hangi atamalara göre yapıldı?

[4] Cumhuriyet (2 Ekim 2026). MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun ifadesi ortaya çıktı: Ses kaydı ve milyonluk transferler dosyada.

[5] Türkiye Futbol Federasyonu (4 Ekim 2026). Kamuoyuna Duyuru.

[6] Diyanet İşleri Başkanlığı. Kur’an-ı Kerim, Nisâ sûresi, 58. âyet: Meal ve tefsir.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir